İçinde su olan ve insanların yüzdüğü, dinlendiği, eğlendiği betonarme veya çelik bir yapıdır.

Havuz suyu; belediye şebeke sularından (arıtılmış ve klorlanmış olarak), kuyulardan, gölleraşlar. Bu sebeple yapısı bozulan suyu ilk halinde tutabilmek ve bakterileri engellemek için kimyasal ürünlere ihtiyaç vardır.

Hayır, çünkü kimyasallar sadece pH ayarlamaya, bakteri öldürmeye, kirleri çökertmeye, suyu parlatmaya, yosunları engellemeye çalışır. Oysaki sudaki toz, pislik ve deri artıklarının havuzdan uzaklaştırılması ve her gün bir miktar taze su alarak suyun bayatlamaması sağlamak gerekir.

Havuz suyu havuz tabanına konan bir emiş borusu ve buna bağlı bir emiş pompası yardımı ile dipten emilir ve bu su bir kuvars kumu filtresinden geçirilerek içindeki kirler yakalanır ve tekrar havuza tabandan yollanır. Bu sistemin adı “devir daim” sistemidir.

Ağzına kadar dolu olan bir havuza bir başka su deposunun içindeki su (rezerv = denge deposu) pompa yoluyla basılırsa zaten dolu olan havuz taşacaktır. İşte bu taşan su da tekrar denge deposuna geri dökülür ve bu sayede su kaybı olmaz. Bu sistem de devir daimin bir parçasıdır.

Arıtma filtresinin en çok kullanılanı ve en doğrusu kuvars kumu filtresidir. Bu filtre pompanın havuzdan emdiği suyu içinden geçirirken sudaki tüm toz, toprak ve diğer parçaları yakalar. Dolayısıyla havuza berrak su gönderir.

Filtre’nin sık sık tıkanmaması için siklonik ön filitrasyon sistemleri ve otomatik süpürgeler veya havuz robotları kullanılabilir.

Filtre pislikten tıkanır ve artık yeni gelecek kirleri tutmadan havuza geri gönderir. Havuz kirlenmeye ve bulanmaya başlar.

Filtreyi ters yıkama ve durulamaya almak ve tuttuğu pislikleri kusturarak kanalizasyona göndermek gerekir.

Her gün 7 dakika ters yıkama ve 3 dakika durulama yapılan filtre temizlenmiş olur.

Havuz suyu çevre ve insanla sürekli kirletilir ve fiziksel olarak arıtma filtresi ile temizlenir, ama kimyasal ve biyolojik dengesi bozulan su suyu sadece kimyasallarla düzene koyabiliriz. Kloru bakteri ve virüs üreyipte insanı hasta etmesin diye havuz suyuna ilave ederiz. PH düşürücü asidi ise, havuz suyuna giren insan sürekli göze görünmeyen ter attığı ve suyun pH’ini hep yükselttiği için havuza veririz.

0 zaman pH 8,5 civarlarına çıkacak ve gözün kendi pH’ı 7,5 olduğu için sürekli gözler kızaracaktır, ayrıca yüksek pH derecesinde klor da tam gücünü ortaya koyamacak ve klor sarfı çok olacaktır.

1 ton içme suyunda en az 0,3 gr aktif klor olacağına göre havuz standartlarında bu değer en az 2 katı olmalıdır. Yani 1 ton havuz suyunda 0,6 gr aktif klor olmalıdır. Aktifin anlamı virüslerle savaşan klordur. Ama biz hiç riske girmemek için 1 ton suda 1 gr aktif klor olmasını hep tercih etmeliyiz ki aniden kalabalık bastırdığından klor sıfıra inemesin. PH ise suyun asidik veya bazik karakterli olup olmadığını bize gösterir. 7 rakamı nötr’dür. Yani ne asidik ne de bazik ama havuz suyunu 7,27 – 8 arasında tutmaya çalışırız, çünkü yukarıda anlattığım gibi insan gözünün pH derecesi 7,5’tir. Gözün yanmayacağı sınırlar 7,27 – 6 değerleridir. Ayrıca bu pH değerleri klorun mikropla savaşma gücünü arttırır.

İnsanların cilt ve göz hassasiyetine göre değişse de genel olarak hayır.

Evet, vardır. Türk Standartları Enstitüsü 11899 no’lu bir standart yayınlamış ve buna uyma zorunluluğu koymuştur.

Aslında havuz yılda bir kez genel olarak temizlik için boşaltılır. Bunun dışında her gün havuza toplam hacmin yüzde 5-10′ u kadar taze su alındığı için su hiç bozulmadan muhafaza edilir ve doldur boşalt yapmaya gerek kalmaz. Ancak tabii bunun için iyi bir arıtma ve devir daim sistemi olmalı ve kimyasallar dozajlama (serum) makinaları ile verilmelidir. Standartlara uygun havuz yıllık genel bakım dışında bir tek yazın suyun sıcak olduğu şikâyeti olursa yönetimce karar verilerek boşaltılır.

Çok kötü olur. Çünkü bu makinalar olmayınca havuza bunları üstten vermek (akşamları şoklama yapmak) gerekir. Ama bu verilen kimyasalların gücü gün boyunca azalacak ve genelde öğleden sonra insanların kalabalık olduğu vakitlerde klor suda hiç kalmayacak, bakteri üreyecek ve pH’da çok çok yükselip göz yakmaya başlayacaktır.

Küçük tabletli veya sıvılı tip test aleti ile renklenme derecesine göre ölçeriz. Bunu havuzdaki görevli günde 3 kez yapıp kimyasal dozaj pompalarını ona göre çalıştırırsa mükemmel bir havuz olur. Ölçüm yapılmayan ve akşamdan akşama kimyasal dökülen havuz ise bomba gibidir. İşte en tehlikelisi de budur.

3 tiptir. Katı (toz veya granül) klor, sıvı klor, gaz klor.

Gaz klor, bu sistemi bir kaç şekilde uygulayabilirsiniz. Bunlardan en mantıklısı tuz klorinatör sistemidir.

Katkılı klorun içinde klor güneş ışığından çabuk ve boşa uçuk gitmesin diye bir katkı vardır. Katkısızın içinde bu yoktur. Katkılı klor güneşe 56 saat dayanırsa, katkısız klor 23 saat dayanır

Çöktürücü; suda filtre tarafından yakalanamayacak kadar küçük parçacıkları çöktürmek maksadıyla kullanılan bir üründür. Bu çöktürme işini haftada 1 kez kendimiz suya bu kimyasalı vererek yaparız ve dibe çöken bu çok küçük tozları dipten süpürürüz. Bunu kullanmanın bir diğer yolu da dozaj pompası ile bu kimyasal suya basmak ve filtrede topak topak edip yakalamaktır. Bu sayede süpürge işi de azalır.

Hayır. 10 günden sonra 45 gün katkısız klor kullanacağız ve her gün zaten ters yıkama ve durulama yapıp havuza yüzde 510 taze su alacağımız için bu katkı miktarı istenilen seviyelere geri düşecektir. İşte bu da test kit ile takip edilmeli ve buna göre tekrar katkı klora dönülmelidir.

O zamanda çok miktarda klor tüketirsiniz. Çünkü katkısız klor da güneşten çok çabuk uçar. Gerek işçilik ve gerekse kimyasal sarf maliyetleriniz artar,

Evet. Adı CYN. ACID‘tır.

CYN. ACID test kitidir.

Evet, hem de titizlikle. Bu kontrol sırasında CYN. ACID standart değerlerini geçmişse hemen katkısız toz veya sm klor sodyum hipoklorite geçilmelidir.

Üretilir. Türkiye’ de 2 adet sıvı klor sodyum hipoklorit üreten fabrika vardır. (Akdim ve koruma tarım A.Ş.) . Tüm bayiiler bunlardan alır, satar,

İyi bir havuzcu, ters yıkama + durulama + taze su, kimyasal takip, iyi bir arıtma sistemi, kimyasal ürünlerin uygun şekilde ve miktarda kullanımı.

Hayır. Avrupa, Amerika, Çin ve Japonya’da üretilir.

Onların hepsi bu toz klorları yurtdışındaki fabrikalardan alıp paketleyip satarlar. Hiçbirisinin kendi üretimi yoktur.

Onlarda benzer şekilde Türkiye’ deki büyük fabrikalardan hammadde olarak alınır, etiketlenip satılır.